Barınak Köpekleri ve Mahkumlar Bu Uygulamayla Dost Oluyor

Barınak köpekleri ile mahkumlar nasıl bir araya geldi? Bu sorunun yanıtı, hem barınak sahiplerinin hem de hapishane memurlarının ortak çabasında gizli. Peki bir araya geldiklerinde ortaya ne çıkıyor? Kocaman bir sevgi yumağı, ne azı ne fazlası.

Sivil toplum projelerin bazıları, birbirinden kopuk gözüken iki sorunu tek seferde çözdükleri için ciddi başarı sağlarlar. Amerika’da barınak köpekleri ile mahkumların kaynaşmasını sağlayan Canine CellMates (CCM) programının başarısı da buradan geliyor. Aklımıza da ilk olarak “acaba Türkiye’de olsa ne olurdu?” sorusunu düşürüyor. Ancak bu soruyu yanıtlayabilmemiz için önce programın detaylarını bilmemiz gerekiyor galiba.

2013 yılından beri CCM derneği, mahkumlarla köpek dostlarımızı 10 haftalığına bir araya getiriyor. Bu aktivitenin ardındaki amaç, hem mahkumları hem de köpekleri geleceklerine hazırlamak. Mahkumlar patili dostlarımızla geçirdikleri vakit esnasında sosyal ve duygusal yeteneklerini geliştiriyorlar. Sonuçta evcil hayvanlara ebeveynlik yapmanın ne kadar besleyici bir tecrübe olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu tecrübeden daha şefkatli, merhametli ve duyarlı insanlar olarak ayrılmaları oldukça doğal değil mi? Köpeklerin programdan sağladığı fayda ise sahiplenmeye hazır hale gelmeleri. Sonuçta sokaktan da gelseler eski ebeveynleri onları bıraksa da bir yer değişikliği ve muhtemel terk edilme sorunu yaşadılar. İşte bu sorunları gidermeleri, insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmaları ve yeni sahiplerine hızlıca alışmaları için CCM programı bire bir. Yani daha modern tabirle bir taşla iki meyve düşürüyor bu program.

BARINAK KÖPEKLERİ, MAHKUMLAR VE TOPLUM

Tabii işin içine mahkumlar girince kaçınılmaz olarak akıllarda soru işaretleri oluşuyor. Neyse ki programa dahil olacak mahkumlar büyük bir özenle seçiliyor. Biz en iyisi bu noktada hem hapishane hem de dernek yönetimine kulak verelim. Dernekten Rodriguez, “Açıkçası bu programı yıllardır uyguladığımız için kıvanç duyuyoruz. Mahkumların daha iyi insanlar olmalarına yardım etmek güzel bir his. Köpeklerin iyileştirici gücüne yürekten inanıyoruz. Mahkumlar olur da bu güce kapılırsa köpek dostlarımız da insanların sevgisinden beslenmeye başlıyor.” diyor.

Hapishane müdürü ise “Programa dahil ettiğimiz mahkumları özel olarak seçiyoruz. Katılımcılar bir cana bakmanın sorumluluğu ile gerçekten değişiyor. Üstelik hapisten çıktıktan sonra suç işleme oranları da azalıyor. Bir program daha ne kadar faydalı olabilir ki?” şeklinde fikirlerini belirtiyor.

Dürüst olmak gerekirse işin içerisine hapishane dahil olduğu için bu fikir kulağa başta ürkütücü geliyor. Ancak insana, hayvana ve aralarındaki iletişime güvenip tüm o ürkünçlüklere kör kalmak gerekiyor bazen. Böylesi sıçramalar, atılımlar sayesinde doğuyor güzellik ve iyilik. Hem barınak köpekleri için, hem de suçlular için.

Mesela doğal afetlerde drone’u ile hayvanları kurtaran cesur bir adam var. Kendi hayatını riske atma pahasına dostlarımıza yardımcı oluyor. O da bu tür bir atılım gerçekleştiriyor, kendinden daha önemli bulduğu bir şey için gözünü kırpmadan canını ortaya koyuyor. Drone pilotu Doug’dan bahsediyoruz, hikayesini mutlaka okumalısın deriz.

Paylaşan heymypet